Çok üstünüz ya hayvanlardan. Alakasız gibi ama aslında aklımda bir bağlamı var bunun. Nedense bu bağlam cümlelere dökülemiyor, bu bağlamı "dil"le ifade etmeye çalışırken harcadığım çaba, bağlamı oluşturan düşünce zincirini bulandırıyor, zincirin bütünlüğü ve tutarlılığı kayboluyor. Belki de bu yüzden birkaç satır yazdığımda çok bir şey yapmış gibi yorulup bıkıyorum, belki de bahsettiğim bağlam benim aklımın dışında anlamsız veya basit, ve ben bu basit bağlamı bile çekip çevirirken yorulacak kadar yetersizim. Ama ben akıllıyım. İnsanlar bilmedikleri şeyleri bana soruyorlar. Yoksa sadece çok fazla şey mi biliyorum. Yok hayır bir şey var. Düşünürken bile hissediyorum. Zihnimde düşünce zincirimi oluştururken, sanki aklım koridorlar ve odalardan oluşuyor. Bir de operatör var. Gündeme göre koridorlarda dolaşıp, odaların kapısını çalıyor ve ilgililerden bilgi alıyor. Bazen bazı odalar cevap vermiyor ve kapı açılmıyor. Aslında bu o kadar problem değil. Hani dilinin ucuna gelip de hatırlayamadığın isimler, kavramlar olur ya, işte bunlar açılmayan kapılar yüzünden. Ama Ben farklı bir problem hissediyorum. Konuşurken, düşünürken bazen sanki o konuyla ilgili basiretin bağlanmış gibi oluyor. Fark etmem gereken bir nüans olduğunu anlıyorum, ama zihnim uyuşmuş gibi, ihtiyacıma hizmet etmeyi reddediyor. Sanki zihnimin operatörünün bazı koridorlara girişi kısıtlanmış. O koridorlardaki odalara erişebilsem uzay zamanı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder